No: 319 1 Yorum 23 Okunma

Gerçek Bir Haydut Hikayesi: Cangaceiros de Lampião

 

Senato
*
Konu sayısı:  
26
Mesaj sayısı:  
42
En İyi Görüş Puanı:  
0

23-12-2020, 04:27 AM
Asıl ismi Virgulino Ferreira da Silva olan fakat daha sonra Cangaceiros de Lampião, alan bu hayduta biz kısaca Lampiao diyeceğiz.

1897 yılında çiftçi bir ailenin dokuzuncu çocuğu olarak Brezilya'nın Serra Talhada kentinde doğan Lampiao gençlik yıllarının başlarına kadar çiftlikte çalışıyor, kovboy (cow boy) olarak nitelendirilen sığır çobanlığı olarak yaşamına devam ediyordu. Fakir bir bölgede doğmasına rağmen okuma-yazma bilen Lampiao'nun ailesi ile diğer aileler arasında bir takım uyuşmazlıklar sonucu başlayan arazi kavgaları kan davasına dönüşüyor. Devlet tarafından pek de umursanmayan yoksul bir bölgede doğan Lampiao'nun da içinde bulunduğu kan davası çözüme ulaşamıyor.
[Resim: lampiao.jpg]

Suç oranının zaten hali hazırda yüksek olduğu, feodal otoriter güçlerin rüşvet gibi yasa dışı yollarla desteklenip güçlendiği bir ortamda büyüyen Lampiao, adaletin eksikliğine nefret ile bakıp hayata karşı öfke besleyen bir genç olarak büyüyor. Nüfusun büyük çoğunluğunun yoksul olması ve devleti devlet yapan gerçek unsurların bölgede olmaması sebebiyle bölge halkı, güç olarak bölgede bulunan çeşitli haydutları kabul ediyor, olası bir suçun varlığında bu çetelere sığınıyorlar. Babası, Lampiao ve kardeşlerini şehirden şehre güvenli bir ortam bulmak amacıyla taşısa da kan davası dönüp dolaşıp tekrar onları buluyor ve bir gün bir muhbirin ihbarı üzerine devletin kolluk kuvvetleri ailenin evinin etrafını sarıyor. 
Burada büyük bir çatışma çıkıyor. Saatler süren çatışmanın ardından Lampiao'nun babası öldürülüyor. 
Lampiao yaşadığı hayata ve düzene karşı beslediği soyut duyguları somutlaştırmak adına yaşama amacını adeta intikam savaşına döndürüyor ve Sinhô Pereira'nın çetesine giriyor. 
Winchester isimli tüfeği çok seri kullanıp ateşleyebildiği için Lamba anlamına gelen Lampiao adını bu çetede alıyor. Çetede saygınlığı yükseliyor ve çete lideri olan Sinho Pereira'nın 1922 yılında ölmesiyle de liderlik vasfı Lampiao'ya kalıyor. 1922 yılında, babasını ölümüne sebep olan muhbiri bulup öldürüyor. İntikamı burada kalmıyor, bölgenin en büyük toprak ağasına karşı çetesini toplayıp baskın düzenliyor ve bu çatışmayı da kazandıktan sonra bir çok çete kendi himayesi altına giriyor. 
Bölgedeki diken türü otların kendisine batmaması amacıyla zaman zaman deri türü kıyafetler tercih eden Lampiao, çetesine özgü besteler yapıp, güvenlik güçlerinin silahlarını çalıyor ve zengin tüccarları yağmalıyor. Kazandığı ganimetin bir kısmını fakirlere vererek halkın güvenini kazanıyor. Ayrıca bölgede bulunan polisleri öldürüyor, aralarında bulunan bir kasaba çavuşunu sırf halk sevdiği için serbest bırakıyor. Kasabada bulduğu bir katırı kullandıktan sonra geriye yerine bırakması gibi bütün bu hamleler onun ününü arttırıyor. 
Tıpkı bir film karakteri gibi olan Lampiao, bir kişiyi vurmadan önce incili çıkarıp dua okuduktan sonra kişiyi infaz ediyor. 

[Resim: lampiao_ve_maria_bonita.jpg]

Yıllar sonra çetenin çok yakın bir destekleyicisi tarafından ihanete uğruyor ve eşi Maria Bonita ile birlikte çatışma altında kalıyor. 1938 yılında vurularak öldürülüyor.

Lampiao ve çete üyelerinin başları kesilerek incelendikten sonra müzeye konuluyor. 

Kötülük dolu geçmişine rağmen çaldıklarını zenginden alıp fakire vermesi, kazandığı paraların bir kısmıyla bölgede tiyatro tarzı gösteriler düzenlemesi onun kötülük dolu geçmişini halkın bir kısmının gözünde siliyor. Lampiao kuşkusuz, sıradan bir insanın hayatının aksine film gibi acı dolu bir hayat yaşadı. Bütün bu hikayeden bizim çıkardığımız anlam şudur:
"Kötülüğü koşullar yaratır, koşulları ise sistem..."
                          
[-]
  
 

Erkek Üye
*
Konu sayısı:  
7
Mesaj sayısı:  
25
En İyi Görüş Puanı:  
0

23-12-2020, 11:02 PM
Müthiş bir hayat hikayesi.
                          
[-]
  

Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5



Foruma Git:

Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi